Bakteri kontaminasyonu açısından midye vb. gibi içerikli deniz ürünleri (çiğ kabuklular), çiğ suşi,  köpekbalığı, kılıçbalığı,taze ton balığı,  uskumru, kiremit balığı gibi yüksek içerikli civa içeren balıklar anne adaylarına önerilmez. Erişkinlerde bu tür yüksek civa içerikli balıkların tüketilmesi problem olmaz iken hamilelerde sık ve fazla tüketilmesi durumunda bebek üzerinde toksik ve zararlı etkileri olabilir. Aynı zamanda gebelikte tütsülenmiş (dondurulmuş füme balık) deniz ürünlerinin yenmemesi önerilmektedir. Gebelikte, çiftlik balıklarında kansere yol açabilen poliklorlanmış bifeniler (PCB) ve başka zehirli maddeler olabileceği için yenilmesi önerilmez.

Deniz ürünleri protein ve demir yönünden son derece zengin olup içerdikleri omega-3 aminoaistleri sayesinde bebeğinizin beyin gelişimine oldukça faydalıdırlar.  Somon, tuna, levrek, mezgit, pisi balığı, sardalye, deniz levreği, dil balığı, kırlangıç balığı, yayın balığı, morina balığı, yengeç, karides anne adayları için (haftada 340 gr’ kadar) tavsiye edilebilir deniz ürünleridir. Bu ürünlerin konserve olmaması tercih sebebidir. Konserve diyet ton balığı haftalık 170 gr’a kadar tüketilebilinir. Food and Drug Administration (FDA) ve Environmental Protection Agency (EPA); haftalık 340 gr’a yukarda sayılan deniz ürünlerinin tüketilmesini önermektedir.

Herkesin vücut yapısı farklılıklar gösterdiğinden gebeliğin aynı haftasında birçok hamileyi karşılaştırdığınızda aynı karın büyüklüğünü göremezssiniz. İnce uzun yapıya sahip olanlarla kısa boya sahip olan anne adaylarında aynı haftada aynı dış görünüm olmaz. Dolayısı ile siz siz olun çevrenizin sizin için “karnın çok çıkmamış bebek büyümüyor mu acaba” gibi safsata sözlerine itibar etmeyin. Örneğin bebek 22. haftada yaklaşık 500 gramdır, bebek biraz büyük olsa ve de 600 gr olsa  biz 100 gr farkı gözümüzle tespit edip karnın büyükmüş diyebilir miyiz? Elbette diyemeyiz…Dolayısı ile gözle yapılan tespit objektif olmayıp subjektiftir ve yanıltıcıdır. Siz, siz olun çevrenizde gereksiz konuşanlara değil, ultrason ölçümlerinde çıkan ölçümlere itibar edin.

Kesinlikle HAYIR. Eskiden ultrason yokken büyükler karnın şekline göre (sivriyse, herhalde penisi işaret ettiğinden erkek) (karın yayvan ise kız) cinsiyet tahmininde bulunurmuşlarmış, mış mış mış…. Zaten bilinen iki cinsiyet var. Zaten kör olsanız ve kafadan sallasanız  cinsiyeti %50 bilebilme şansınız mevcut:))) Dolayısı ile karnın şekline bakarak cinsiyeti tahmin etme gibi saçmalıklara lütfen inanarak gülünç olmayalım…:)

Hayır.

Eğer önceden geçirilmiş erken doğum öykünüz varsa, çoğul gebeliğiniz var ise, rahim ağzından daha önce geçirilmiş operasyonunuz varsa (LEEP, konizasyon) ve gebeliğiniz sırasında zaman zaman kontraksiyonlarınız (kasılmalar) oluyorsa takip amaçlı seri serviks uzunluğu (rahim ağzı uzunluğu) ölçümü yapılabilir. Klinik bulgular ve uzunluktaki kısalmaya bağlı tedavi düşünülebilir.

Gebeliğin 16. haftası olan 4 aylıktan itibaren bebeğe ait kilo hesaplaması bazı ölçümler vasıtası ile yapılabilir. Bu hesaplama için bebeğin kafa ölçümü, karın çevresi ölçümü ve uyluk kemiğinin uzunluğunun ölçümü yeterli olup bu verilerle ultrason cihazı bebeğin kilosunu bize vermektedir. Bu kilo hesaplamasını en basit ultrason cihazı dahi yapabilmekte olup hekime ait özel bir yetenek gerektirmemektedir.

Bebeğin kilo alımı anne adayının beslenmesi ile ilgili olmayayıp bebeği besleyen plasenta (eş) ile ilgilidir. Gebeliğin erken dönemlerinde bebeğin doğum sırasında kaç kilo veya gram olacağını önceden bilmek mümkün değildir. ilerleyen gebelik haftasında plasentada ortaya çıkabilecek dolaşım bozukluğu bebeğin kilo alımına engel olabilecektir. 37-41. gebelik haftaları arasında 2500-4000 gr arasında doğan bebekler normal kiloda doğmuş olarak kabul edilir.

Ultrason ile bebeğin saçını tespit edebilmek çok zordur. ek olarak saç ve göz rengini bilebilmek mümkün değildir. Gözün açılıp kapanması nadiren ve tesadüfen ultrason sırasında gözlenebilir.

Normal taramada kullanılan iki boyutlu ultrason ile bebeğe ait saçların net olarak gözlenmesi pek mümkün değildir. Lanugo adı verilen tüyler gebeliğin 20. haftasından itibaren oluşmaya başlar ve gebelik ilerledikçe belirginleşir. Ek olarak 3, 4 boyutlu gözlemle de saçları veya kirpikleri gözlemlemek çok zordur. Görüntülemenin de tıbbi bir faydası yoktur.

Ultrason cihazınını iyi kullanan bir hekimin bebeğin pozisyonu, bacakların arasında kordon var gibi söylemlerden uzak durarak net bir cinsiyet tayini yapabilmelidir. Bebeğin yüzü dönükte olsa terst olsa cinsiyet her zaman görülebilir. Bebek göstermiyor söylemi doğru değildir…

Kesinlikle değişmez… Eğer bebeğinizin cinsiyeti sürekli değişiyorsa bu bir Doktor hatasıdır.

11-13. gebelik haftasında tecrübeli bir perinatoloji uzmanının (perinatolog) cinsiyeti doğru tahmin edebilme ihtimali %90 olup, 18-20. haftada tahmin gücü %100 yükselmektedir. Dolayısı ile ilk üç aydan sonra 4-5. gebelik aylarında yapılan tahminlerde hata olmamalıdır.