"Doç. Dr. Melih Atahan Güven" tarafından yazılmış yazıları görüntülüyorsunuz

Perinatolog, gebelik düşünen risk altındaki ve gebeliğinin sağlıklı olup olmadığını öğrenmek isteyen tüm anne adaylarını değerlendiren yan dal uzmanlığı yapmış kadın hast. ve doğum hekimleridir. Eğer anne veya bebekte tespit edilen problem veya komplikasyonlar varsa bunların tanı- tedavisini düzenler ve aileyi olası sonuçlar hakkında bilgilendirir. Aşağıda sıralanan  işlemler gebelikte sağlıklı bir sonuç  alabilmek adına perinatolog tarafından gerçekleştirilmelidir.

  • Nukal kalınlık (NT=ense kalınlığı) ölçümü ve takiben ikili kombine testin yapılması ve  sonucun  değerlendirlmesi.
  • Detaylı – Ayrıntılı (ileri düzey ultrasonografi, anomali  taraması) ultrason.
  • Fetal Ekokardiyografi değerlendirmesi.
  • Fetal Doppler değerlendirmesi.
  • Koryon Villus Örneklemesi (CVS) uygulaması.
  • Amniyosentez uygulaması
  • Kordosentez uygulaması
  • İntrauterin tedavi (intrauterine transfüzyon, redüksiyon-indirgeme)

Perinatoloji; problemli gebelikleri tespit eden, teşhis ve tedavisini uygulayan  uzmanlık alanı olup  hem anne hem de bebeğin sağlığı ile ilgilenen bir  bilim dalıdır.

Perinatolog (perinatoloji uzmanı)  ise  kadın hastalıkları ve doğum uzmanı olduktan sonra ek olarak akredite üst ihtisas programında en az 3 yıl süre çalışıp bu konuda yan dal uzmanlık eğitimi alan kimselere  (yüksek riskli gebelikler uzmanı – Perinatoloji uzmanı)  verilen ünvandır.

Cevap, evet. Öncelikle bilinmelidir ki, ikiz gebelik çoğul gebelik olup riskli gebelik kavramına girer. İkizlerin çoğu çift yumurta ikizi olmaktadır. Bununla birlikte çoğul gebelikte tek gebeliğe göre erken doğum, gelişme geriliği gibi riskler yönünden tekil gebeliğe göre daha fazla risk taşımaktadır. Ek olarak bu saydığımız riskler tek yumurta ikizlerinde daha sık görülür. İkiz gebeliğin takibi iki tane bebeğin takibi gibi olmamaktadır. Bu tür riskli gebelikler mutlaka bu konuda uzman (perinatolog-perinatoloji uzmanı) bir kadın doğum hekimi tarafından değerlendirilmelidir. Çoğul gebeliklerde kromozom anoamlilerine yönelik biyokimyasal tarama testlerinin sağlıklı sonuç vermemesi sebebi ile 11-13. haftada NT değerlendirmesi hayli önem kazanmaktadır. Ek olarak, ayrıntılı-detaylı ultrason – ileri düzey ultrasonografi ve fetal ekokardiyografi de yapılmalıdır.

Öncelikle şunu belirtmeliyimki, günlük pratiğimde hastaya bebeğin el, yüz ve ayağını dört boyutlu USG ile göstermek çoğu zaman aile için eğlenceli olmaktadır.

Gerçekte, yanlış bilindiğine de inandığım ise; gebeler 3 veya 4 boyutlunun ne olduğunu bilmiyor. Normal şartlar altında, ileri düzey ultrason-detaylı ultrason-ayrıntılı ultrason-II. düzey ultrason ya da her ne diyorsanız bu ultrason değerlendirmesi iki boyut ile yapılır. İki boyut dediğimiz normalde ultrasonda yıllardır gördüğünüz görüntüdür. Tabiki bu görüntü kalitesi cihazdan cihaza değişebilmektedir.

Üç boyutlu görüntü ise iki boyutlu görüntünün farklı planlarda değerlendirilmesi ve fotoğrafik görüntü ile sunulmasıdır. Üç boyutlu işlemde bu görüntüleme süreç alırken (5-10 sn), dört boyutlu ultrasonda bu fotoğrafik görüntüler bebeğin hareketleri ve görüntüsü ile eş zamanlıdır. Yani gerçekte üç veya dört boyutlu aynı olup, dört boyutlunun farkı bebeği eş zamanlı (real time) değerlendirmesi ve göstermesidir.

Peki, üç veya dört boyutlu ultrasonlar pratikte bize ne gibi değerler katar…Kısaca rutin vakada hiçbirşey…Ama problemli vakalarda ek bir değerlendirme için faydalı olabilmektedir.

Dolayısı ile günlük pratikte hastaya şovdan başka birşey değildir.

Bundan dolayı sevgili anne adayları, randevu alırken lütfen bu yukarıda verdiğim bilgileri değerlendirin ve ultrasonunuz dört boyutlu mu diye sormayınız:)))

Cevap, hayır olmalıdır. Yapılan birçok çalışma göstermiştirki düşük riskli grup olarak tanımladığımız; herhangi bir kronik hastalığı olmayan (Örn: şeker hastalığı (diyabet), hipertansiyon vb.) ve de gebeliğin devamı sırasında fetüsün (bebekte) büyümesinde problem bulunmayan gebeliklerde Doppler’e gerek yoktur. Doppler uygulamsı sıklıkla anne karnında gelişim geriliği gösteren bebekler için uygulanmakata olup, bebeğin doğum zamanlamasının tayininde önemli bir araç olarak kullanılmaktadır. Doppler uygulamasını bu konuya hakim olan bir perinatoloğun (perinatoloji uzmanı) uygulaması, doğum kararının da alınacak olması sebebiyle önemlidir.

Sorumuzun cevabı, bu testlerin ne kadar doğruluk payına sahip oldugu ve de ne zaman uygulandığındadır. İkili, aslında ikili kombine test gebeliğin 11-13. haftaları arasında uygulanmakta olup Down sendromlu bebeklerin %88-90′nı tespit edebilmektedir (sonuç riskli çıkar ve CVS ile doğrulanır) bu verilen teşhis oaranı bu prosedür bir perinatolog (perinatoloji uzmanı) tarafından yapıldığında geçerlidir. Halbuki, üçlü test gebeliğin 16-20. haftaları arasında uygulanmakta olup Down sendromlu bebeklerin %60-65′ni tespit edebilmektedir (sonuç riskli çıkar ve amniyosentezle doğrulanır). Görüldüğü gibi teşhisin erken dönemde yapılabilmesi ve daha güvenilir ve sağlıklı sonuç verebilmesi sebebi ile tercihimiz İkili kombine test olmalıdır…

Yapılmaması gereken ikili kombine test ve üçlü testin beraber yapılmasıdır. Bu birliktelik gereğinden fazla Amniyosentez yapılmasına ve düşüklere yol açacaktır. İkili kombine testiniz sonucunda bebeğinizin Down sendromu olma şansı düşük ihtimalli ise başka test (üçlü, dörtlü) yaptırmayın. Eğer ikili kombine testinizin sonucu riskli ise bir perinatoloğa (perinatoloji uzamanı) görünün ve gerekirse CVS uygulması yaptırın.

Kısa bir cevap olarak CVS diyorum. Nedenine gelince hem gebeliğin erken döneminde 3 aylıkken (11. haftadan itibaren) yapılabiliyor ve gerekirse bir günde sonucun alınabilmesi nedeni ile hem de ikili kombine test taramasınını yaptıktan sonra anne adayını amniyosentez seçeneği için 17. haftaya kadar bekletmekten kurtardığı için. Amacımız erken tanı olduğu için elbette CVS. Her iki prosedüründe tecrübeli ellerde düşüğe neden olabilme riski yaklaşık 1/300 dür. Tecrübeli ellerde diyorum, çünkü bu işlemi yapan Dr. sayısı yeterince fazla değildir. Dolayısı ile CVS işlemini yapabilen tecrübeli bir hekim perinatolog (perinatoloji uzmanı) tarafından bu işlem yapılacaksa CVS yapılmalıdır.

Bu geçici bulgu sıklıkla hamileliğin 4.-5. aylarında kalbin içinde parlaklık olarak göze çarpar. Bu bulgu aslında kalp içinde yer alan papiller kasın kalsifikasyonu olup gebeliğin son iki ayında kendiliğinden kaybolur. Sağlıklı bebeklerde (%3-5) gözlenebildiği gibi zeka özürlü bebeklerde de görüldüğünden doktor ve hastaları telaşa düşürebilmektedir. Tek başına bu bulgunun anlamı olmamakla beraber bu değerlendirmeyi mutlaka bir perinatolog yapmalı ve gerekirse girişimsel müdahaleyi uygulamalıdır.  Bu kireçlenme (ekojenik fokus) bulgusunun izlenmesi durumunda perinatolog (perinatoloji uzmanı) tarafından ayrıntılı-detaylı ultrason (ileri düzey ultrason) ve fetal ekokardiyografi değerlendirmesi yapılmalıdır.

Yapılan tüm çalışmalar göstermiştirki; aşırı bir sayıda olmamak koşulu ile yapılan ultrasonun bebeğe sakatlık yapıcı etkisi yoktur. Normal şartlar altında gebelik boyunca 11-13. hafta ultrasonu (NT), 17-18. hafta detaylı ultrason (ayrıntılı ultrason-ileri düzey ultrason) ve 21-22. haftada fetal ekokardiyografi yapılması önemlidir. Bu ultrasonlardan sonra aylık büyüme gelişim takibi yeterli olmaktadır.

Bu işlem gebeliğin erken döneminde (11-13. hafta) bebeğe ait genetik yapının (kromozom) öğrenilmesine olanak verdiği için mükemmel bir yöntem. Tecrübeli ellerde işlem sonrası olabilecek risk(Örn:düşük) amniyosentezle aynıdır. İkili kombine test sonucu riskli çıkan veya ileri yaş grubunda olan anne adayları (Örn: 40 yaş ve üstü) bu işlemi tercih ederek gerekirse bir günde sonucu öğrenebilirler.